Hala evdeyim.
Tatil adı altında işsizlikten çekmekteyim. Henüz evde bu konumuma karşı bir itiraz yok, ancak zamanla o da olacak, biliyorum.
Yaz bütün sıcaklığıyla ortalığı kavurmakta.
Yaptığım bütün seçimleri sorgulamaktayım şu sıralar. Hayatımla ilgili bütün seçimleri. Doğru mu yapıyorum diye düşünüyorum.
1 ay. En geç 1 ay içerisinde farklı bir yerde olacağım.
6 Ağustos 2010 Cuma
5 Ağustos 2010 Perşembe
Soru İşaretleri
Hala İstanbul'dayım ve hala oradan oraya koşturmaktayım. Hala belirsiz herşey, hiç bir zaman sevemedim bu ruh halini. Genelde mutluyum herşeye rağmen, hala hayallerimin, isteklerimin peşinden koşuyorum tüm gücümle. Ailem, yakınlarım destek oluyorlar çok şükür bunun için. Ama işte bu ruh halidir canımı sıkan. Ne olacak, ne bitecek korkuları hep içimde. İyi bir şey olsa bile yine canımı sıkabilecek başka bir şey bulabiliyorum. Hep umut dolu oldum, yaşama sevincim bir an için düşmedi en zor anlarımda bile. Şu anda canım çok sıkkın, böyle olacağını biliyordum belki de hani buna hazırlıksız da yakalanmadım.
Hemen hemen 2 ay önce bir tweet atmıştım, "bugün daha kesin bir hayatım olabilirdi" diye. Hala herşey aynı. Hiç birşey kolay olmayacak elbet de ben artık sıkıldım, bunaldım. En ufak şeylere canımı sıkıyorum. Ben bunun hayalini kurmadım. Herşey bir yana, öğrenci olmak çok güzelmiş bunu anlıyorum. Kimseden bir baskı görmedim şu ana kadar, ailem hep arkamda, bugün bile konuştuk. "Sen nasıl istiyorsan, onu yap" dediler. Şimdi öyle bilgisayar karşısında oturmuş, bir yandan gözyaşlarıma engel olmaya çalışıyorum, bir yandan bir mail bir telefon bekliyorum. Ben çok mu hayalperestim bilmiyorum. Zor yahu çok zor...
Hemen hemen 2 ay önce bir tweet atmıştım, "bugün daha kesin bir hayatım olabilirdi" diye. Hala herşey aynı. Hiç birşey kolay olmayacak elbet de ben artık sıkıldım, bunaldım. En ufak şeylere canımı sıkıyorum. Ben bunun hayalini kurmadım. Herşey bir yana, öğrenci olmak çok güzelmiş bunu anlıyorum. Kimseden bir baskı görmedim şu ana kadar, ailem hep arkamda, bugün bile konuştuk. "Sen nasıl istiyorsan, onu yap" dediler. Şimdi öyle bilgisayar karşısında oturmuş, bir yandan gözyaşlarıma engel olmaya çalışıyorum, bir yandan bir mail bir telefon bekliyorum. Ben çok mu hayalperestim bilmiyorum. Zor yahu çok zor...
My Way by Elvis Presley
Öldüğümde bu şarkı çalınsın yeter ki. Bu, şarkıdan çok daha fazlası herhalde...
and now the end is near
and so i face the final curtain
my friend, i'll say it clear
i'll state my case,
of which i'm certain
i've lived a life that's full,
i've travelled each
and ev'ry highway
and more, much more than this,
i did it my way
regrets i've had a few
but then again
too few to mention
i did what i had to do,
and saw it through without exemption
i planned each chartered course,
each careful step along the byway
and more, much more than this,
i did it my way
yes there were times i'm sure you knew
when i bit off more than i could chew
but through it all
when there was doubt i ate it up
and spit it out
i faced it all and i stood tall
and did it my way
i've loved i've laughed and cried
i've had my fill my share of losing
and now as tears subside,
i find it all so amusing
to think i did all that
and may i say, not in a shy way
oh no, oh no not me
i did it my way
for what is a man
what has he got, if not himself
then he has not to say the things
he'd truly feels and not the words
of one who kneels
the record shows i took the blows
and did it my way
yes it was my way.
17 Temmuz 2010 Cumartesi
7 Temmuz 2010 Çarşamba
Kep, Çeşme, Haftasonu
Bu blogun adını ben koydum, en sahiplenmesi gereken ben, 1 ayda sadece 1-2 post girmiş bulunmaktayım. Hiç bir zaman unutmadım, ne yazmam gerektiği hep aklımdaydı ama sadece zaman bulamadım diyebiliriz. en son yazdığımda kepleri atıcaktık, sonra ertesi gün Çeşme'de bunu kutlayacaktık şimdi hepsi sona erdi. Önce kep, sonrasında da Çeşme'den bahsedeyim sizlere biraz.
Kep töreninde heyecanlanıcağımı hiç düşünmemiştim ama sahneye çıkarken olan oldu, "hoop noluyo lan?" nidalarıyla diplomayı almaya uzanırken birden kebimin düşüyor oluşu beni iyice kendimden geçirtti. Sonuç olarak, yukarıda ve aşağıda gördüğünüz komik fotolar ortaya çıktı:) Aşağıdaki ilk fotoda sanki yıllardır görmediğim babama koşarcasına bir halim var mesela. Şu anda bile baktıkça kendi kendime gülüyorum:) Bir sonraki fotoda ise hala kebi düzeltiyorum ya, o daha da efsanevi. Yahu ne kepmiş arkadaş bi doğru düzgün durmadı kafamda ya, zaten tören sonunda çılgınlar gibin fırlattım.
Çeşme'den bahsetmeliyim, öncelikle blogun diğer yazarı Sarper'e sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum. 3 gece boyunca krallar gibi ağırladı bizi. Sıkılsa bile belli etmedi, Setro ve Serdar Bey 3'lüsüyle oluşturduğumuz lakin farkedemediği çirkeflik oyununa katlanabildi ya helal olsun. Karşımda, eğer benim gibi bir rakip olsa herhalde "öeh yeter be" diyip oyunu çok öncelerden bırakabilirdim herhalde:)
Ontur'daki mezuniyet gecemiz inanılmaz eğlenceliydi. Genç mühendisler fena dağıttı gece boyunca. Alkolün sınırsız olmasının etkisiyle (ki buna rağmen, bar sırasında sıkılan ben, bir tane açılmamış votka şişesini alıp kaçtım:)) deliler gibi eğlendik. hala aklıma geldikçe gülüyorum yaptıklarımıza:) Hiç bitmesin diyebileceğim nadir gecelerden biri olarak akılda kalacak. Umarım hep beraber toplanıp bundan daha güzel eğlenceler yaşayabiliriz. Aşağıda gördüğünüz fotoda(Mahallenin delisi pozu ile) gecenin başka bir güzel olayına el atıp mekandaki telefonun kablosunu söküp telefon eşliğinde eğlenmeye başladım. Akabinde telefonu benden alan Sarper, güvenliğe yakalanıp kaçacak delik aradı. Bu da gecenin güzelliklerinden biriydi:)
Anlatılacak çok şey var aslında ama neticesinde geçen haftasonu dostlar, arkadaşlar ve sevgiliyle geçen süper bir haftasonu olarak tarihte yerini aldı. Şu anda İstanbul'dayım. İş bulma, hayata bir an önce atılabilme çabaları eşliğinde. Okulun bitmesi çok garip birşey. Bir anda gerçek hayatla başbaşa kalıveriyorsunuz. Umarım tüm arkadaşlarımın ve benim dileklerim gerçek olur.
1 Temmuz 2010 Perşembe
Neredeyiz?
Koskoca 1 ayda girebildiğim post sayısı 1. Kendimi kutluyorum bunun için ama zaman bulamadım yazmaya. Haziran ayı boyunca yolculuk yaptım resmen. Aydın-İzmir-İstanbul-Ankara-Çeşme Acun Firarda modunda gezdim dolaştım. Aslında sürekli kafamda vardı bu blog işi, ama yazamadım. Hala yazmak istediğim ayrı ayrı bir dolu şey var, lakin bugün onu da yapamaycağım sanırsam.
Neyse bugün mezuniyet törenim var. 5 yıllık serüven iyi kötü bugün sona eriyor. Şimdi hayat bizi nereye sürükleyecek onu göreceğiz. Haftasonu Çeşme, sonrasında da İstanbul'da olacağım. Bir sonraki post İstanbul'dan gelicek. O zamana dek görüşmek üzere...
Neyse bugün mezuniyet törenim var. 5 yıllık serüven iyi kötü bugün sona eriyor. Şimdi hayat bizi nereye sürükleyecek onu göreceğiz. Haftasonu Çeşme, sonrasında da İstanbul'da olacağım. Bir sonraki post İstanbul'dan gelicek. O zamana dek görüşmek üzere...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)