21 Nisan 2010 Çarşamba

Şahitlerim Var Uçuyorum!!!



Konumuz Sadri bey falan değil. Ben ki yıllardır alkolün bana verdiği yetkiye dayanarak bir çok kez uçuşa geçmiş olsam da, hiç uçağa binmemiştim ama geçen hafta nihayet ilk uçak yolculuğumu yaptım. 23 sene beklemiştim bu an için ve nihayet bunu gerçekleştirdim. Kısacıkmış yahu İzmir-İstanbul, ben hep 8 saat sanıyordum ama uçak bastı gaza gitti dümdüz yolda:) Gayet eğlenceliydi o gün ve paylaşmak istedim. Bu yazıyı okuduktan sonra lütfen benimle dalga geçmeyin efenim istirham ediyorum:)


Havalimanına gitmeden önce Baran ile Kipa'da buluşup birşeyler yedik ve Hilton'un oraya doğru yola çıktık. Malum, otobüs ile havalimanına gidicektim çünkü. O ana kadar gayet cool bir adamdın lakin Baran ile fotoğraf çekilirken "Abi belki de bu son fotoğrafın hani uçak falan düşer ehuehu" şeklindeki sözleri ile biraz "noluyoruz" havasına girdim ama bir süre sonra normal hayata geri döndüm:) Havalimanına varınca check-in'deki kadınlara "ya çok pardon ben ilk kez uçağa binicem de böyle görebilceğim bir yere verebilirmisiniz koltuğumu?" diye gayet şirin bir halde yönelttiğim soru ile 3A'nın biletini kapıverdim ve evet biraz sonra uçağa binicektim, o bilet elimdeydi, birden duygusallaştım ve bir kenara gidip ağladım hem de hıçkıra hıçkıra. Şaka tabiki bu kısım, şimdi uydurdum ama şirinlik yaptım, cam kenarına da bileti kaptım:)

Uçağa kalkıştan 15 dakika önce ilk adımımı attım yalnız benim için bu an büyük bir hayalkırıklığı oldu, ben gayet 2 koridorlu, kocaman bir uçak falan(Oceanic 815 gibi olurdu mesela) bekliyordum ama maalesef Varan'ın otobüsüne binmiş gibi hissettim kendimi ilk anda.


Öncelikle kalkış olayı çok süper geldi bana nedense. Pistte çılgınlar gibi hızlanıp havalanmak falan baya iyiymiş. Bir süre havalandıktan sonra "ulan şimdi ya düşersek" diye kendi kendime sorular sordum ama yapıcak birşey yok malum. Bir yandan da internette hiç buna benzer bir haber görmediğim aklıma geldi ve rahatladım. Uçak yolculuğu en başta biraz sıkıcı gelse de bulutlar falan klasik olarak özgürlük temasını akıllara getirdiği için gayet sevdim. Tabi tam "aa ne güzelmiş yahu uçmak falan" dediğim anda "evet inişe geçiyoruz, kemerlerinizi takınız" uyarısı ile kaldım, çünkü daha yeni başlamıştık hani? Ben daha anca alışıyordum ne inmesi yahu?



Gayet rahat bir yolculukla vardım İstanbul'a. Sarsıntı da olmadı başka kötü birşey de. Artık bir uçak almayı bile düşünüyorum kendime. İdolüm Vecihi'dir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder